6 Ocak 2015 Salı

SENDEN ÖNCE GELDİM DÜNYAYA

Burası gece ile gündüzün çevriminde bir gezegen.üstünde bir kaç yaşam..tarih geçmişle gelecek arasında bir kuşak.kendimi dalgaların çalkantısına bırakmıştım.öylece ne kadar kaldım bilmiyorum.içimdeki küçük kıpırtıları duyana dek ne kadar süre geçmişti.tarih hangi zamandı.küçük kıpırtıların kaynağı benim dışımdaydı.bu kez sevgilisini arayan bir genç adamdan geliyordu.konusuyordu.sözleri algılamak çaba gerektiriyordu.''onu gördün mü?'' diye soruyordu bana ''saçları senin gibi dalgalı.gözleri iri.ne çok benziyorsun ona buralarda görün mü? görmüş olmalısın..'' aradığı kızı görmemiştim.görsem bile anımsayamazdım.anılara yer yoktu boşluklarda.yalnızca yeşil gözlerine takılıp kaldı bakışlarım.sık sık karşılaşıyorduk sevgilisini arayan genç adamla.bütün ağırlığına rağmen kendiyle ilgili her şeyi sırtında taşıyordu inatla.hafiflemek gibi bir isteğe kapılmamıştı.herkesle konuşabiliyor.anılarla anlamları topluyor,sevgiyle çarpıyordu.hep sevgilisini anlatır yukardakine selam yollardı ona.''çocuk '' der yukardaki.''ne aptalsın! bir larvadır aşk..başkalaşımın evresidir''adam bilir.selamını hiç söylemedi sevgilisine yine de gönderir her gece.''bak''der yukardakine ''sen herkesi görüyorsun.sevgilimi görüyorsun.o da seni görüyor.başını kaldırıp bakıyor.biliyorum.söyle.selam söyle benden.onu cok sevdiğimi söyle.onu aradığımı.ne olursa olsun bulusacagımızı'' önceleri bu bulanık boşlukta sevgilisini bulabileceğine inanmıyordum.ama zaman geçtikçe onunla konuştukça inanmaya başladım.konusabiliyordum ben de artık.sözcüklere anlam yüklüyordum.inanıyordum.korkuyordum.yeşil özlemlerimi gerçekleştirmek istiyordum.yalnızlık hapsinde olanlara elimi uzatıyordum.kayıp renkleri arıyor,bahar kokularını özlüyordum.sevgilisini arayan adamla birlikte.genç adam bir gün ''hiç olmayacak''dedi. sonra sürdürdü''hiç olmayacak olanın,bir yerde gerçekleşmiş olabileceğini düşündün mü hiç?'' ''uzak yıldızın birinde.cok,cok uzakta..belki..''dedim.''anlamsızlık yaşamayı gerektirmiyor''dedi.!!''yaşamaksa anlamsızlığı' ' birbirmizle konuşmayı sürdürdükçe umudumuz büyüyordu.birbirimize tutunuyorduk.''bu aşk bir lavradır...bu aşk'' diye konuşuyordu yukardaki.''senin lavran başka erişkinlerin besinidir.''sesi bir yere kapılıp gidiyordu sanki.uzaklaşıyordu gittikçe.''korkmana gerek yok ''dedi ona yanımda duran kadın.''sevgi tohumları ekiyoruz biz.seviyoruz.birbirmiz seviyoruz.kendimizi seviyoruz.ne olduğumuzu,ne olmak istediğimizi biliyoruz.insan olarak yaşayacağız''işte o an bir insan olduğumu düşündüm ilk kez.bir insanım ben.yukardakinin sesini hiç işitmedim o günden sonra.bir çok insandan biriydim bende.yürüyordum.boşluğun dalgaları yoktu.bir çiçek kokusu havada.kuş çığlığı.ter kokulu sevişmeler..genç adamın sevdiği kız burdaydı.daha pek çok insanla birlikte.burası dünya ! genç adamla kız sarıldılar,koklaştılar.hiçbir zaman gerçekleşmeyecek sanılannın gerçekleştiği yer burası.DNA'alar ikiye bölündü.bir sprem bir yumurta hücresi ile birlişti.yeni canlının hücreleri yeni bir DNA içerdi.burası dünya..uzak bir yer...olanaksızın istenebileceği bir yer.umudun yaratılabileceği...burda,dünyada yazıyorum bu mektubu sana.sanıyorum senden önce vardım buraya.tıpkı genç adamın sevdiği kız gibi..senden önce geldim dünyaya.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder